01 Temmuz 2021 Perşembe, 22:45
Finans Analiz
Finans Analiz finansanaliz@hisserapor.com Tüm Yazılar

Faizler Neden Düşmüyor?

Faiz Nedir? Neden Düşmüyor? Niye Bu Kadar Önemli?

Ülke gündeminde sürekli olarak merkez bankası, enflasyon, faiz ve kur gibi başlıklar dönüp duruyor. Siyasilerin bu sürekli çekiştikleri konular aslında birçok kişi tarafından bilinmiyor ve havada kalıyor. Tüm halkın politikayla ilgilenmesi gerektiğini düşündüğüm bu zamanlarda, gündemin bu kadar ortasında yer alan kavramların öğrenilmesi gerektiği kanısındayım.

 

Yaşamımızı idame ettirmek için hepimiz çalışıp para kazanmak durumundayız. Verdiğimiz emek gücünün bir değeri vardır ve buna ücret denir. Üretim faktörleri arasından sermayenin getirisi de faizdir. Faiz nedir sorusunu bir ifade ile borç verilen paranın karşılığı diyerek açıklayabiliriz. Bu, yatırımcılar ve halk için önemlidir. Bir halk gözünün dışında yatırımcı olduğunuzu düşünün. Zenginsiniz. Elinizde bir miktar para var ve bunu mantıklı bir yatırımla katlamak istiyorsunuz. Yatırım yapacağınız ülkede faizlerin düşük olması bir firma olarak yatırım iştahınızı kabartır değil mi? Bu gayet normal bir tepkidir. Fakat yatırımcıların ülkeye girmesini yalnızca faizin düşüklüğü mü etkiler? Hayır. Bir yatırımcı olarak o halktan beklentileriniz vardır.

 

Ürettiğiniz malı alabilecek bir halk lazımdır en başta. Alım gücünün normal olduğu yani enflasyon dediğimiz oranların düşük olduğu bir ortamda halktan beklentileriniz vardır. Peki, bunun tam tersi durumunda ne olur? Bir firmanın ürettiği mala olan talep miktarı karşılanmazsa faiz ne kadar düşük olursa olsun ülkeye yatırım yapmayı tercih etmez. Faizlerin düşük olmasına rağmen ülkeye yatırımcı girmemesi de halkın aklını karıştırabilir bence. Faizler düşmüş, ortada bir para arzı var. Paranın bu kadar bol olması mantıken dövizi yükseltiyor. Bu enflasyonla da bağlanınca yeme de yanında yat. Ortalık karışıyor. Yani pamuk ipliğine bağlı olan bu düzen merkez bankasını tıpkı karşıya geçmek ile geçmemek arasında kalmış bir yaya gibi dengesizleştiriyor. Gerçekten dengesini sağlamak için zorlanılacak bir ekonomi modelinde bir de bu gibi karışıklıklar ekonomide temelleri sarsabilecek konular.

 

 

Faiz kavramının karmaşıklığı birçok nedene bağlanabilecek boyutta. Gündemi sürekli meşgul eden faiz kararı ve faizler düşecek mi sorusu, halkın cebini büyük ölçüde etkileyebilecek bir unsur olduğundan ince eleyip sık dokunması gereken ekonomik bir etken. Alım gücünü etkiliyor. Tasarruf yapma ihtimalimize karşı dövizi etkiliyor. Döviz almamız karşılığında yine faiz oranını etkiliyor. Sırayla ilerleyen bu olay ekonominin dinamiklerini oluşturur. Bazıları faiz oranları ve kurdan kâr elde ederken bazıları zarar ediyor. Bu oranların fazla oynamaması ise üreticilerin lehine oluyor. Aslında devlette bu oranların fazla oynamaması gerektiğini savunur ancak bazı siyasi riskler ve politik kararlar bu durumu istisnaya çekebilir nitelikte.

 

Örneğin ülkeler arası anlaşmazlıklar veya görüşmeler kur, faiz ve enflasyonu oynatabilecek kuvvette. Bu da ekonomik terimlerin yalnızca kendi içlerindeki uyumdan değil dışsal değişkenlerden de etkilenebileceğini kanıtlıyor. Ancak bu gibi riskler sürekli olduğu takdirde faizin artışının veya indiriminin sonuçlarını muallakta bırakır. Ülkeler arası ilişkiler bu denli önemli olabilir.

 

Faizin düşmesi, halk ve yatırımcılar için olumlu bir durum olsa da yükselmesi de mevduat hesabına sahip zenginler için olumlu bir durum oluyor. Yani faizin düşmesi bankaların da işine geliyor. Fakat bunun bu kadar kolay bir karar olmadığını bu yazımızda anlatmaya çalıştık. Faiz, kur, enflasyon dengesi kendini tekrarlayan ve kolayca paradoksa sokabilen bir bütündür. Yoluna giren bir etken diğer etkeni tetikleyip dengeyi tekrardan şaşırtabilir. Örneğin, enflasyonun çok artmasına rağmen faizi düşürmek halkın tüketim ve döviz isteğine çarpar ve faizler yine yükselmek zorunda kalır. Birinden biri ülke genelinde sıkıntıya girerse denge şaşar.

 

Merkez bankasının almakta zorlandığı bu kararlar, bir yeri tamir etmeye çalışıp başka yeri yıkmaktan geçiyorsa da karışan pamuk ipliğinin bir şekilde çözülmesi gerektiği aşikâr. Gelecekte ise, 2001-2009 yıllarındaki gibi ekonomik riskleri en aza indirgemekle bu sorunların da aşılacağı ve zaman alsa da bu ipliğin çözüleceği kanısındayım.

 

Yorum yazın...

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Hisse Rapor sitesini ziyaret ederek Gizlilik Politikası ve Kullanım Şartları ile Çerez Politikası nı kabul etmektesiniz.

Bunu da Beğenebilirsin
Faiz Nedir? Neden Düşmüyor? Niye Bu Kadar Önemli?…
Wordpress Haber Teması Tasarım ve Programlama: Seçkin Talanöz